12 Ekim 2007 Cuma

Hangi diyet bize uygun?

Hangi diyet bize uygun?Bir zamanlar vejetaryenler ve etoburlar vardı. Bugün ise o kadar farklı diyet çeşitleri var ki, insanların aklının karışmaması işten bile değil. Fakat onca rejim sistemlerinin içinde hangisi bize daha uygun?
Independent gazetesinde Kate Craven imzalı habere göre birçoğumuz daha sağlıklı beslenme konusunda hassas ve dikkatliyiz. Başarılı bir diyetin kişilerin sağlık durumlarını daha da iyileştirdiği ve daha çekici görünüme kavuşturduğu bir gerçek.
Hepimiz biliyoruz ki, sebzeler bizim sağlığımız açısından oldukça yararlı gıdalar fakat et yemek o kadar zararlı mı? Beslenme uzmanı Patrick Holford’a göre kırmızı et yemenin de birtakım avantajları var. Kırmızı et demir, çinko ve protein açısından oldukça yararlı.
Kırmızı et kanser riskini artırıyorDiğer tarafatan kırmızı et doymuş yağ oranının, hormonların ve antibiotik kalıntılarının da kaynağı olmaktadır. 1997 yılında Dünya Kanser Araştırma Fonu’nun açıklamasına göre gereğinden fazla kırmızı et tüketimi, kanser riskini de büyük oranda arttırmakta.
Diyetlerde önerilen ızgara ve barbekü yöntemiyle pişirilen etler mide ve kolon kanserini tetikleyici bir etki gösterirken, rektum kanseri de oluşabilecek tehlikeler arasında yer alıyor. Bu tehlike ızgarada aşırı pişmiş etler için daha da yüksek bir risk faktörü oluşturmakta. Et ve yağ yoğun bir şekilde piştiğinde kanseri tetikleyen maddeler de daha hızlı ve etkili bir şekilde ortaya çıkıyor. Diğer taraftan gereğinden fazla protein alımı çocuklarda osteoporoz tehlikesini de ortaya çıkarıyor.
Peki, bu durumda kırmızı et tüketimini kesip, yarı vejetaryen konuma geldiğimizde yani beyaz ete yöneldiğimizde ne olacak? Tavuk eti kırmızı ete göre daha az miktarda yağ içerdiği için faydalı diyebiliriz. Bu noktada ilginç bir araştırma sonucunu ortaya koyalım.
1970′lerde bir tavuk sadece 9 gr. Yağ içerirken, bugün tavuklardaki yağ miktarı 23 grama yükselmiş durumda. Sürekli tavuk tüketenlerde bu durum hareketsizlikle de birleşince yine sağlık problemlerine dönüşebiliyor.
Bu durumda 19 gram yağ içeren organik tavuklar tercih edildiği taktirde daha sağlıklı bir netice ortaya çıkar.En iyisi balıkHolford’a göre en iyisi balık tüketmek. ‘Ne kadar çok balık yersek, o kadar az akli sorunlarla karşılaşırız. Tavuğun ve kırmızı etin aksine balık ne kadar çok yağlı olursa o kadar sağlıklı oluyoruz. Omega 3 zengini balık, konsantrasyon ve zihinsel dengelerin sağlanmasında oldukça etkili rol oynuyor. Kalp krizi riskini aza indirerek kansere karşı koruma sağlıyor.(Derleyen: Tolgahan Kamiloğlu)

DOLGUN DUDAK İÇİN ESTETİK YÖNTEMLERİ

Her şeyin modası olduğu gibi estetik ameliyatların da bir modası var. Nasıl modada 80′lere ya da 70′lere dönüş var diye duyuyorsak, şimdilerde de bir zamanlar en sık yaptırılan ameliyatlar arasında yer alan dudak estetiği modasına dönüş sözkonusu. Bu operasyonlarla ilgili tüm ayrıntıları Plastik Cerrah Op. Dr. Nuri Battal’a sorduk.Estetik operasyonların modası var mı gerçekten?
Kimilerine ilginç geliyor olabilir ama sorunuzun cevabı ‘evet’, var.Son dönemlerin modası nedir peki?
En çok yaptırılan operasyonlara bakınca ilk sıralarda dudak, vajina ve göbek estetiği geliyor.Dudak estetiğine gelirsek, insanlar bu ameliyatı neden yaptırmak istiyorlar? Dolgun dudaklara sahip olmak bu kadar önemli mi?
Yaptıranlar için önemli, çünkü dolgun ve diri dudaklar güzellik simgesi olduğu kadar aynı zamanda gençliğin, çekiciliğin, doğurganlığın, seksiliğin, dişiliğin ve en önemlisi güzelliğin olmazsa olmazlarından biri. Yüz güzelliğinde en önemli tamamlayıcı unsurlardan biri olan dudakların da güzel olması yüzün bütünlüğünü tamamlaması açısından da çok önemli. Dudakların büyüklüğü, dolgunluğu, ince veya kalın olması yüzün diğer elemanları olan burun, yanaklar, gözler, kaşlar, çene ve dişlerle uyumlu ve orantılı olmalı. Kalın ve dolgun dudaklar gençliğin ifadesi olduğu kadar incelmiş ve gevşemiş dudaklar yaşlılık ifadesidir. Dudaklar yüzün estetik görünümünde çok önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle dudakların diri ve dolgun görünmesi yüzümüzdeki gençlik ve sağlık ifadesini güçlendiriyor.Daha çok kimler bu ameliyatı yaptırıyor?
Dudakları yapısal olarak ince olan ya da zamanla incelen, kalın ve dolgun dudaklarla yüzündeki gençlik ve güzellik ifadesini güçlendirmek isteyenler ya da daha diri ve dolgun dudaklara sahip olmak isteyenler tarafından tercih ediliyor. Dudakları ince ve kırışık olanlar kadar, normalden kalın olanlarda da inceltme ameliyatları yapılıyor. Bir de dudak kanserine bağlı olarak dudaklarının bir kısmı alınmak zorunda kalınan hastalarda yeniden dudak yapmaya yönelik ameliyatlar yapılıyor. Bu tip dudak onarım ameliyatları estetik kadar fonksiyon açısından da büyük önem taşıyor.Nasıl bir yöntem izleniyor?
Dudakları kalınlaştırmak ve kırışıkları düzelterek dolgunlaştırmak için pek çok yöntem var. Bunları üç ana grupta inceleyebiliriz: Yabancı dolgu malzemeleri, hastanın kendi dokuları ile doldurmak, dudakları ameliyat ile yeniden biçimlendirmek.Yabancı dolgu malzemeleri yönteminde neler kullanılıyor?Sıvı silikon ve silikon yağı, geçici dolgu maddeleri ve diğer katı formdaki dolgular. Bunlarla ilgili kısaca bilgi vermek gerekirse de, sıvı silikon ve silikon yağı: Dudak kalınlaştırmada yıllardır kullanılmakta olan sıvı silikon ve silikon yağı içerdiği olumsuzluklar ve uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olmasından dolayı artık günümüzde kullanımı Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu maddesi olarak satılması ve direk doku içine enjeksiyonu yasaklandı. Buradaki uygulama meme ameliyatlarında yapılandan farklı, onu belirtmekte fayda var. Meme ameliyatlarında jel silikon kalın bir kılıf içinde meme altına yerleştiriliyor ve istendiğinde çıkarılıyor. Hiçbir sakınca içermiyor. Ancak dudağa enjekte edildiğinde bu silikon sıvı olduğu için doku aralarına yayılıyor ve çıkarmak imkansız hale geliyor. Dudak dokusunda enflamasyona neden olmakta, ayrıca sürekli yer değiştirdiği için hastalarda şekil bozukluğuna yol açıyor. Ülkemizde hiçbir plastik cerrah yüze sıvı silikon veya silikon yağı enjeksiyonu uygulamıyor.
Geçici dolgu maddeleri yönteminin bir zararı var mı?
Bu yöntemde kollajen, Hyalurinik asit gibi maddelerden oluşan zararsız malzemeler kullanılıyor. Kollajen, sığır derisinden elde ediliyor. Deli dana hastalığının ortaya çıkışı ile kullanımı neredeyse durdu. Ayrıca hayvan proteini olduğu için alerji riski var, test yapılmadan kullanılmamalı. Yüzdeki kırışıklıkları düzeltmek için de uygulanan Hyalurinik asit en yaygın olarak kullanılan malzeme. Restylane® denilen ve iğne ile enjekte edilen Hyalurinik asit kullanıldığında uygulama çok basit ve hasta hemen normal hayatına dönebiliyor. Uygulama sonrası 4-6 ay kadar kalıcı oluyor ve bu sürenin sonunda tekrarlamak gerekiyor. Kimyasal olarak elde edildiği için alerji yapmıyor ve risksiz. Bu maddeler dudak kenarlarını dikleştirmek ve belirginleştirmek için kullanılıyorlar. Daha fazla kalınlaşma gereken durumlarda yetersiz kalıyor.Diğer katı formdaki dolgular nasıl yapılıyor?
Bunlar enjekte edilenler gibi enjektörle değil, ufak bir ameliyatla yerleştirilen malzemeler. Alloderm insan derisinden elde ediliyor. Konulduktan sonra bir yıl içinde eriyerek kayboluyor. Gortex denilen malzeme ise kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine yerleştiriliyor. Konulduğu şekilde kalıyor ve şeklini muhafaza ediyor. Sakıncası ise zamanla dudağı delerek dışarı çıkabiliyor olması.Dudak kalınlaştırma ve dolgunlaştırma hastanın kendi vücudundan alınan dokularla da yapılabilir. Bunlar neler?
Yağ Hücreleri: Hastanın kendi vücudundan çekilerek alınan yağ hücreleri dikkatli bir işlemden geçirildikten sonra dudaklara ve eğer gerekiyorsa başka kırışıklıklara enjekte ediliyor. 3-6 ay içinde konulan hücrelerin %20-30′u geriye kalıyor. İşlem birkaç defa tekrarlandığında etkili bir dudak kalınlaştırma sağlanabiliyor. Hiçbir zararı yok; alerji gibi riskler içermiyor. İşlem lokal anestezi altında yapılıyor. Şişlikler birkaç günde geçiyor. Son derece kolay bir uygulama. Fazla dolgunluk gerektiren durumlarda oldukça etkili.
Deri Hücreleri: Hastanın kendi vücudundan örneğin, karın veya meme küçültme ameliyatı sırasında çıkan derilerden veya daha önceden vücutta kalmış yara izlerinden çıkan skar dokusundan alınan deri altı dokusu ve yağ hücreleri karıştırılarak doku kokteyli şeklinde dudaklara enjekte ediliyor. Bu yöntemde konulan hücrelerin bir kısmen eridiği için 2-3 defa tekrarlamak gerekiyor. Zararsız ve en iyi yöntemlerden biri. Alerji riski de yok.Dolgu maddesi kullanmadan ameliyatla da kalınlaştırmak mümkün mü?
Evet. Pek çok teknik mevcut. Bu yöntemlerden uygun olanı, plastik cerrah hastanın dudak yapısına ve durumlarına göre seçiyor. En iyi ve kalıcı sonuçlar bu tekniklerle alınıyor. Diğerleri gibi geçici değil. İyileşme 2-5 günde tamamlanıyor. Bunlar, lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlar.
Martı kanadı tekniği: Burada amaç dudak kenarını yukarı taşıyarak dudağı genişletmek. Kesi üst dudak kenarından ve yükseltilmek istenilen üst kısımdan yapılıyor ve daha sonra arada kalan deri çıkarılıyor, dudak derisi üstteki cilde dikiliyor ve dudağın pembe kısmı yukarı doğru kalkmış oluyor. Bu teknik çok ince dudaklar ve dudak kenarları çok kırışık olan hastalar için iyi bir yöntem. Sonuç kalıcı oluyor.
Boğa boynuzu ya da burun altı dudak kaldırma: Burnun hemen alt kenarından kıvrımlara uygun olarak boğa boynuzu şeklinde kesilerek bir miktar deri çıkarılıyor ve deri yeniden dikilerek dudak yukarı doğru asılmış oluyor. Burun altında ince bir kesi izi kalıyor. Bu teknik, üst dudak derisi geniş olan hastalarda bu mesafeyi kısaltmak için de kullanılıyor. Böylece üst dişlerin görünmesi sağlanmış oluyor. Sonuç yine kalıcı oluyor.
Paris dudak: Dudak kenarları ve filtrum denilen üst dudakta burun altında kalan çukurluğun kenarlarının dolgu maddeleri veya yağ hücreleri ile belirginleştirilerek yapılan dudağa verilen isim.
V-Y tekniği: Üst ve alt dudaklara ağız içinden V şeklinde kesiler yapılarak sonrada Y şeklinde dikilerek dudaklar dolgunlaştırılıyor.
Dudak Asma: Burun içinden yapılan küçük bir kesiden geçirilen dikişler dudaktan da geçirildikten sonra bağlanıyor ve dudak yukarı doğru kaldırılıyor. Görünen bir iz kalmıyor. Oldukça etkili bir yöntem.

Enerjinizi artırmak için 23 öneri

Yoğun iş temposu, günlük koşuşturmacalar derken bir bakmışsınız enerjiniz uçmuş gitmiş. İşte bilim adamlarının enerjinizi zirvede tutmak için sıraladığı 23 öneri…
11 Nisan 2007 ÇarşambaDr.Kuşhan’la Diyet1-Cardiff Üniversitesi’ndeki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday, mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi artırıyor ve stresi azaltıyor.
2- Sabahları çıkarken bir soğuk bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5-6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.
3- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.
4- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini harekete geçiriyor.
5- Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz. Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı artırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı.
6- Dik durun. Kambur durmak kasların daha hızlı çalışarak yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır…
7- Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmamızı sağlıyor.
8- Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk iş dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilim adamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu artıracaktır.
9- Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın… Amerika’daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanları performanslarını olumlu etkiliyor.
10- Vücudun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.
11- Doktorlar sizi mutlu eden şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz.
12- Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin.
13- Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.
14- Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt, 150 gr yoğurt, 1 muz, tereyağ, bal, fındık ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz.
15- Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kere derin nefes alıp verin.
16- Cep telefonunuzu kapatın. Bırakın günün birkaç saatinde kimse size ulaşamasın. Gerekli oluğunda iş ve aileniz için kullanın.
17- Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi artırmayın…
18- Adımlarınızı artırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.
19- Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.
20- Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan Co-enzim Q10, vücudun ürettiği bir antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyeceklere de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.
21- Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini en aza indirmeye özen gösterin.
22- Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanların endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.
23- Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın…
- Ilık sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın.
- Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın.
- Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz.
- Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz.
- Vücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz.

GÖĞÜSLERİN KÜÇÜĞÜ DE BÜYÜĞÜ DE SORUN

Büyük göğüsler her ne kadar seks sembolü olarak da değerlendirilirse de sırt ağrısı, kamburluk ya da göğüs sarkması gibi rahatsızlıklara yol açtığında iş değişiyor. Meme küçültme ameliyatı bu sıkıntılara son veriyor. Meme küçültme ameliyatı sadece memelerin büyüklüğünü ve biçimini düzeltmekle kalmayıp, aynı zaman da hastayı iri memelerin verdiği fiziksel sıkıntılardan da kurtarıyor. Bu önemli ameliyatla ilgili sorularımızı Plastik Cerrah Op. Dr. Nuri Battal yanıtladı.Yaşı henüz genç veya evli olmayan, bir süre daha çocuk sahibi olmayı düşünmeyen ancak göğüslerini küçülttürmek isteyenlerin en büyük korkularından biri, ameliyat sonrasında emzirip emziremeyecekleri…İlerleyen teknoloji sayesinde bu tip ameliyatlar sonrasında komplikasyonlar en aza indirildi. Meme ucunun tamamı memeye yapışık ve süt kanallarının çıkış yerleri ameliyat sırasında korunduğu için memeler emzirme yeteneğini kaybetmiyorlar. Fakat birkaç ay süre ile geçici olarak hissizleşme görülebiliyor.Bu ameliyatın yapılması için yaş sınırı nedir?Meme küçültme ameliyatları, memeler gelişimini tamamlandıktan sonra her yaşta yapılabilir.Ameliyat sürecinden de bahseder misiniz?
Meme küçültme ameliyatı genel anestezi altında hastanede uygulanıyor. En yaygın uygulanan yöntemlerde iki veya üç kesi yapılıyor. Biri meme başının çevresindeki koyu renkli alanın çevresine, diğeri bu koyu kısmın alt ucundan memenin altındaki kıvrıma kadar dikey olarak uzatılıyor ya da lolipop kesisi, ki bu tekniğe “Vertikal Mammoplasti” deniyor. Minimal düzeyde iz kalıyor ve hatta açık tenlilerde birkaç yıl içinde iyice silikleşiyor.
İkinci teknikte bu kesilere ilave olarak yapılan üçüncü kesi ise memenin altına yatay olarak açılır ve memenin doğal kıvrımını izlemektedir. Aslında sadece sütyen içerisinde kalacak bu kesilerin izleri açık tenli hastalarda daha iyi olmakla birlikte birkaç yıl içinde eskiye oranla belirgin bir şekilde azalma gösteriyor, ama tümü ile yok olmaz. Daha fazla iz kaldığı için modern plastik cerrahide bu yöntem pek tercih edilmiyor.Cerrah, fazla meme dokusunu, yağları ve deriyi kesip çıkardıktan sonra meme başı ve çevresindeki koyu renkli kısmı yukarıya çekiyor. Böylece iri memelerde genellikle geniş olan koyu renkli kısım küçülüp daha güzel bir görünüm alıyor. Meme başının üzerinde bulunan deri aşağıya çekilerek memeye şekil veriliyor. Kol altındaki konturu düzeltmek için bazen liposuction da uygulanabiliyor.Kaç saat sürüyor?
Yaklaşık 2-3 saat kadar sürüyor.Çok ağrılı bir ameliyat mı?
Ameliyat sonrası lokal anestezi yapıldığı için ve ayrıca ağrı kesiciler kullanıldığı için çok ciddi bir ağrı olmaz. Kesiler içerden dikişlerle, dışardan da yapıştırma ile kapatıldığı için sonrasında genellikle dikiş almayı gerektirmez.Meme küçültme ameliyatı kanser riskini artırıyor mı?
Yapılan araştırmalarda bugüne kadar böyle bulgulara rastlanmadı ancak ameliyat sonrası oluşabilecek şişkinlik ve beze türü şeylerin ameliyatla bağlantılı olduğunu düşünüp doktora gitmeyi ihmal etmemek gerekiyor. Küçültme ameliyatı sırasında plastik cerrah şüphelendiği kitleler varsa bunları da temizler. Ameliyattan önce hastalara meme filmi (Mammografi) çektirilerek kontrol yapılıyor.Meme küçültme ameliyatında silikon konuluyor mu?
Yeterli meme dokusu olduğu için meme küçültme ameliyatlarında silikon protez kullanılmasına gerek kalmıyor. Silikon protezler meme büyütme ameliyatında meme dokusunun az olduğu durumlarda kullanılıyor.Ne kadar zamanda ayağa kalkmak, işe dönmek mümkün?
Hasta, gece yatmadan yani ameliyattan sonra 4-5 saat kadar hastanede kaldıktan sonra evine gidebiliyor. Uygulanan bandajlar 15 gün kadar sonra açılıyor ve özel bir sütyeni 1-3 ay kadar takmak gerekiyor. Hastanın zorlayıcı kol hareketleri, cinsel aktivitesi 3-4 hafta kadar yasaklanıyor, çünkü şişme veya kanama ve yara açılması gibi problemlere neden olabiliyor. Uyurken sırt üstü yatmak ise memelerin baskı altında kalmasını önlüyor. Ameliyat sonrasında meme başlarının ve kesi yerlerinin hissizleşmesi normal ve bu durum 1 yıl içinde kendiliğinden düzeliyor. Memelerin son şeklini alması için 6-12 ay kadar bir süre gerekiyor. Hasta ameliyattan 3-5 gün sonra işine ve sosyal hayatına dönebiliyor.Oluşabilecek en önemli komplikasyon nedir?
Meme başı kaybıdır. Bu komplikasyonun oluşması, hastanın sigara içmesi engellenerek ve ameliyat sırasında cerrah tarafından meme başı dolaşımı özenle korunarak önlenebiliyor. Ameliyattan önce ve yaralar tam kapanana kadar hastaların sigara içmemesi isteniyor.Günümüzde pek çok erkeğin sorunu olan kellik farklı yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Bunlardan yapışan peruk kullanımı en sık kullanılan ve en kolay yöntemdir. Hastanın saçından alınan bir örnekle aynı renk ve tipte kıllarla kellik olan alana uygun bir peruk yaptırılıyor ve buraya bazı özel tutkallarla tutturuluyor. Bu yöntem kalıcı değildir.Diğer yöntem saç ekimidir. Hastanın kendi saçından alınan kıl kökleri kellik olan yerlere ufak bir ameliyatla nakledilir. Bu yöntem kalıcıdır. Uygun hastalarda mükemmel sonuç alınabilir ve bir daha asla dökülmez.AMELİYATA UYGUN ADAYLAR
Aşağıdaki özelliklerden birine ya da bir kaçına sahipseniz bu ameliyata uygun bir aday olabilirsiniz.
- Memelerin vücut yapısına oranla çok büyük olması
- Memelerin hantal ve sarkık olması, bu tür memelerin başları ve çevresindeki koyu renkli kısım yukarıya veya tam olarak yere doğru bakar
- Birinin diğerine oranla büyük olması
- İri memelerin verdiği ağırlıktan dolayı sırt, boyun ve omuz ağrılarının çekilmesi
- Memelerin altındaki derinin sık sık tahriş olması veya tekrarlayan mantar infeksiyonlarının olması
- Büyüklüğünün ve ağırlığının fiziksel aktiviteleri önlemesi
- Memelerin iriliğinden ötürü huzursuzluk duyulması
- Estetik olarak görünümden mutlu olmamakDİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
- Plastik cerrahi uzmanlarının yapması gereken bir ameliyattır. Seçtiğiniz doktorun uzman bir plastik cerrah olmasından diplomasına bakarak iyice emin olmalısınız.
- Kesinlikle sigara içilmemesi gerekiyor. Sigarada bulunan nikotinin damarları daraltma etkisi var. Bu da yaralara yeterli kan gitmesini engelleyeceğinden yara iyileşmesini ciddi oranda etkiliyor. Bu nedenle ameliyattan önce en az 5-10 gün, sonrasında da 2 ay kadar sigara kesinlikle içilmemeli.
- Ciddi fiziksel aktiviteden 4-6 hafta kadar uzak durmak gerekiyor.

GÖRME ENGELİLER İÇİN SESLİ SİTE

Görme engelliler için sesli site hazırlandıYozgat’ın Sorgun ilçesinde görev yapan bir okul müdürü ve iki öğretmen, Türkiye’de bir ilke imza atarak görme engelliler için internet sitesi hazırladı.Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan Sorgun Anadolu Ticaret ve Ticaret Meslek Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan www.sesligorme.com isimli site büyük ilgi görüyor. Haber, sanat, kültür, spor ve görme engelliler ile ilgili bilgilerin bulunduğu ve görme engellilerin rahatlıkla kullanabildiği site, engellilerden büyük ilgi gördü. Öğretmenler sitenin İngilizce versiyonunu da hazırlamak için çalışmalara başladı. Sitenin seslendirmesini ise okulda öğrenim gören kız öğrenciler yapıyor. Siteyi hazırlayan öğretmenlerden Serkan Sağlam, sitenin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirtti. Görme engelli insanların evlerinden çıkamaması nedeniyle hayata küstüklerini belirten Sağlam, siteyi hazırlamalarının sebebini şöyle açıkladı: “Siteyi hazırlamamızdaki amaç görme engelli kişileri bir nebze olsun hayata bağlamak. Hazırlanan bu site onların can sıkıntısını gidereceği gibi, dünyada ve ülkemizde olan gelişmeleri takip etmelerine imkan sağlayacak.” Görme engelliler için hazırlanan sitenin İngilizce versiyonunu da hazırlayacaklarını aktaran İsmail Taşkıran ise sitenin içeriğiyle ilgili şu bilgileri verdi: “Sitemiz haber, müzik, genel kültür ve görme engelliler ile ilgili bilgilerin bulunduğu bölümlerden oluşuyor. Görme engelli vatandaşlar mouse yardımıyla girmek istedikleri bölümün üzerine geldiğinde sesli bir anlatım başlıyor. Bu sayede hangi konuda bilgi sahibi olmak istiyorsa sesli bir şekilde bilgilendirme yapılıyor.” Sorgun Kaymakamı Meftun Dallı ise siteyi hazırlayan öğretmenlere teşekkür etti. Aydın Hızlıca, Yozgat, Zaman

Shania Twain



28 Ağustos 1965’de Kanada’da dünyaya geldi. Hemen tüm şarkıcılar gibi onun da çocukluğu müzikle geçti. Büyük sıklıkla odasına kapanır, gitar çalar, sessizce şarkılar yazar, söylerdi. The Mamas, Steve Wonder, The Supremes gibi ustaları dinler onları örnek alarak çalışmalarını yapardı. Farklı müzik türlerini dinleyip onları bir araya getirerek şarkılarını yazar farklı tonlar yakalamaya çalışırdı. Müziğe olan bu büyük ilgisi onu geleceğin yıldızı yapacaktı.Okul çağında da okuldan kalan zamanını müzik dinleyerek, müzik çalışmaları yaparak, şarkılar yazıp söyleyerek geçiriyordu. Kendi çalışmalarıyla amatörlüğü geride bırakmayı hedeflemekteydi. 21 yaşındayken anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetti. Hayatın asıl zorluklarıyla şimdi karşılaşıyordu. 21 yaşında bir genç kız hem kendine bakacak, hem 3 küçük kardeşini geçindirecekti. Bu, çok büyük bir sorumluluktu ve kendisine daha önce görmediği, karşılaşmadığı kadar büyük görev düşüyordu. Hemen Ontario Deerhurst Resort’da çalışmaya başladı. Buraya girmesinin tek nedeni geçimi sağlamak değildi. Burada göreceği eğitim ve kazanacağı tecrübe bundan sonraki hayatında ona büyük kolaylıklar sağlayacaktı. 4 sene hem kendine hem kardeşlerine yetmeyi başardı. 1990 yılında, kardeşleri kendi yollarını seçerek hayata atıldılar. Artık Shania yalnızdı. Belki yanında desteği olacak bir ailesi yoktu fakat bunun avantajı da yok değildi. Artık geçindirmesi gereken kardeşleri yanında değildi. Yalnız yaşaması şüphesiz daha kolay olacaktı.______________Shania Twain’in asıl adının Eilleen olduğunu ve Shania’ nın "Kendi yolumdayım" anlamına geldiğini biliyor muydunuz?______________ Profesyonel müzik dünyasına Shania adıyla atıldı. Yaptığı çalışmaların ardından bir süre sonra müzik devleri tarafından adeta keşfedildi. Rock müzik yapımcısı Mutt Lange ile yaptıkları albüm çalışmasının ardından ilişkilerini ilerletip 1993 Aralık’ında evlendiler. Yeni albüm çalışmalarını çeşitli ülkelerde sürdürdüler. Uzun çalışmalarının ilk sonucu olan "Whose Bed Have Your Boots Been Under?" Billboard Country Singlelar (Tek parçalık albüm) listesine girdi. Bu çalışma 11.sıraya kadar yükselirken "The Woman In Me" çalışması da RIAA Altın ödülüne layık görüldü. Başarılar arka arkaya geliyor, hayal ettiği yere koşar adım gidiyordu Shania. "Any Man of Mine" ile listebaşı oldu ve bu çalışma listelerde tam 20 hafta kaldı.1996 başlarında "Home Ain’t Where His Heart Is" ve "God Bless the Child" adlı iki single albüm çıkardı. Herhangi bir konser çalışması yapmamasına karşın bu albümler büyük ilgi gördü, büyük başarılar kazandı ve özellikle"God Bless the Child" erişilmesi güç bir rekorla tam 100 hafta listelerde kaldı. Bu, 2 seneden fazla bir süreydi ve sözkonusu olan bir tek albümdü.Herkes bu büyük başarıların Shania için aslında bir hiç olduğunu 1997 Ekim’inde çıkardığı "Come on Over" ile anladı. Shania Twain, bu çalışmayla 2 Grammy ödülü, 9 Platin RIAA ödülü alıp, 9 milyon albüm satışı ve yüzbinlerce konser bileti satışını gerçekleştirerek inanılması güç başarılara imza atmış oldu. Bunlar aldığı ödüllerin yalnızca bir kısmıydı. Amerika Müzik Ödülleri gecesinde "Yılın kadın sanatçısı" ödülünü aldı. Klipleriyle de başta "MTV En İyi Video Klip" olmak üzere onlarca ödüle layık görülen Twain’e CMT (Country Müzik Televizyonu) de "Yılın en iyi country yorumcusu" ünvanını verdi. Bu onur verici büyük ödüllerin yanında ilginç başarılar da yok değildi. Shania Twain’in "You’re Still The One" klibi, ünlü müzik televizyonu VH1 tarafından "En seksi klip" ödülüne layık görüldü.Bugün de Shania Twain, dünyanın en çok ilgigören, en çok dinlenen country sanatçılarından biri. Her geçen gün yeni ödüller alıyor, yeni başarılara imza atıyor. Zor bir gençlik döneminin ardından yaşadığı bu başarılar gerçekten örnek alınası nitelikte. Shania Twain son günlerde yeni klibi "Man, I Feel Like a Woman" ile gündemdeki yerini koruyor.

8 Ekim 2007 Pazartesi

Jessica Alba


Jessica Alba

: Jessica Alba 28 Nisan 1981’de Pomona, Kaliforniya’da dünyaya gelmiştir. Babası Mark Alba Meksika, annesi Catherine Jensen ise Fransa ve Danimarka kökenlidir. Alba’nın çocukluğu zatürre, astım gibi çeşitli hastalıklardan dolayı hastanelerde geçmiştir. Alba 12 yaşında oyunculuk dersleri almaya başlamış 1994 yılında da Camp Nowhere adlı filmde küçük bir rol alarak kariyerine başlamıştır. Nickelodeon kanalı için The Secret World of Alex Mack adlı komedi dizisini çekmiş ayrıca iki sezon çekilen Flipper’da da yer almıştır. Liseyi bitirdikten sonra Alba, Desperate Housewives adlı dizinin ünlü oyuncusu Felicity Huffman ve eşi William H. Macy’den oyunculuk dersleri almaya başlar. Ardından Derw Barrymore ile Never Been Kissed adlı filmi çeker. Bunu Honey (2003), Sin City (2005), Fantastic Four (2005), Into the Blue (2005), Fantastic Four: Rise of the Silver Surfer,(2007) Sin City The Eye 2 Part 2 (2007) izler. Alba, 2006’da Playboy’un Mart sayısının kapağını süsler ve dergi Alba’yı; yılın Sex Star’ı seçer ancak Alba dergiye, kendi izni olmaksızın fotoğraflarını yayımladığı için dava açar fakat daha sonra Playboy’un sahibi Hugh Hefner’in kendisinden özür dilemesi ve Alba’nın desteklediği iki yardım kurumuna bağış yapması üzerine ünlü aktris açtığı davadan vazgeçer. Bu olaydan sonra Alba’nın ünü daha da artar ve yine aynı yıl Askmen.com okuyucuları Alba’yı, 100 En Çok Arzu Edilen Kadın arasından bir numaraya oturtur. FHM, 2007 yılının En Seksi Kadını olarak belirlerken GQ dergisi ise Haziran kapağında Alba’ya yer verir. Yönetmen Frank Miller ve Robert Rodriguez filmlerindeki çıplak sahnelerde rol almasını teklif ettiklerinde bunu “Belki bu beni kötü bir oyuncu yapacak ve bazı projelerde yer alamamı sağlayacak olsa da bunu yapmam, yapmayacağım” diyerek reddeder.

Kirsten Dunst


Kirsten Dunst

30 Nisan 1982’de New Jersey’de dünyaya gelen Kirsten Dunst, hayatının büyük bölümünü kamera karşısında geçirdi. Daha üç yaşındayken bir Ford reklamı sayesinde kamerayla tanışan Dunst, 1989 yılına kadar modellik yapmayı ve reklam filmlerinde rol almayı sürdürdü.1989’da Woody Allen’ın “ New York Stories ”inde aldığı ufak rol sayesinde sinema dünyasına adım atan Dunst, bu rolü sayesinde 1990’da “ Bonfire of the Vanities ” isimli film için teklif aldı. Tom Hanks’le birlikte rol alan küçük aktris filmde Hanks’in kızını canlandırıyordu.1993 yılında o zaman 11 yaşında olan Dunst’a “ Interview with the Vampire ”da Claudia’yı canlandırmak üzere elemelere katılması teklifi yapıldı. 5000’in üzerinde adayın katıldığı elemelerde, yönetmen Neil Jordan’ın tercihi Dunst’tan yana oldu. Bazı sinemaseverler, Dunst’un filmdeki abartılı performansından hoşlanmasalar da Dunst, Brad Pitt’le öpüşme sahnesi dışında rolünden son derece hoşnuttu. “ Interview with the Vampire ”la yakaladığı başarıya, aynı yıl rol aldığı “ Little Women ” filmindeki uçarı Amy rolündeki başarısı da eklenince aktris kendisini Hollywood’un önde gelen çocuk oyuncuları arasına kabul ettirdi.1995 yılında, başrolünde Robin Williams’ın yer aldığı fantastik macera filmi “ Jumanji ”de Judy Shepherd karakterini canlandıran aktris, pek çok çizgi filmde de seslendiricilik yaptı. Bunlar arasında 1997 yılı yapımı “ Anastasia ” da bulunuyordu. Aynı yıl Barry Levinson’ın başarılı filmi “ Wag the Dog ”da önemli bir rol üstlenen Dunst, 1998 yılında da “ Small Soldiers ” isimli aksiyon-bilim kurgu filminde Christy Fimple rolüyle kamera karşısına geçecekti.1999 yılı, Dunst’un kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Çünkü artık çocuk rolleri yerine genç kadın rolleri için teklifler almaya başlamıştı. Michael Patrick Jann’ın yönettiği komedi filmi “ Drop Dead Gorgeous ”ta küçük bir kasabanın güzellik yarışmasına katılan Amber Atkins’i canlandırdıktan sonra, Michelle Williams ile birlikte rol aldığı “ Dick ”te Watergate skandalını su yüzüne çıkaran genç kızlardan biri olarak rol aldı. 2000 yılı “ Teen People’s ” dergisinin “ 21’inin altında 21 ateşli güzel ”i arasında gösterdiği Dunst’ın sinema kariyeri için önemli bir yıl oldu. Jeffrey Eugenides’ın bir öyküsünden Sofia Coppola tarafından beyaz perdeye aktarılan “ The Virgin Suicides ”daki Lux Lisbon performansı pek çok eleştirmenin dikkatini çeken Dunst, “ Bring It On ” ( Gençlik Ateşi ) filmindeki rolüyle de başarısını pekiştirdi.

7 Ekim 2007 Pazar

Britney Spears




2 Aralık 1981'de Amerika'nın Kentwood eyaletinde dünyaya geldi. Müziğe olan düşkünlüğü sebebiyle genç yaştan bir çocuk dans grubuna girdi ve ardından Disney'in çocuk programlarından birinde görev aldı. Britney, 8 yaşında görev aldığı bu programın ayrıca en küçük üyesiydi. Bu programda dikkat çeken ve bir anlamda yapımcıların ilgi odağı olan genç şarkıcı, Broadway Dans Merkezi'nde eğitim görmeye ve televizyon reklamlarında oynamaya başladı.
3 yıllık dans ve müzik eğitiminin ardından 15 yaşındayken bir pop grubuna girdi ve ertesi sene ilk albümünü çıkardı. Whitney Houston ve Backstreet Boys gibi isimlerin yapımcılarıyla çalıştı. Henüz 18 yaşındayken Britney Spears, "Baby One More Time" parçasıyla olay yarattı ve müzik listelerini altüst etti. Max Martin ve Eric Foster'in yapımcı olarak görev aldığı "Baby One More Time" dünyada 6 milyon adet satmayı başardı. Albümün çıkış parçasıyla da 1999 MTV Müzik Ödüllerinde ortalığı kasıp kavurdu.
2000'e gelindiğinde ikinci albümü "Oops!.. I Did It Again" yayınlandı. 1,32 milyonluk satış rakamıyla 1991'de tutulmaya başlanan kayıtlar arasında bir kadın şarkıcının yakaladığı en büyük ilk hafta başarısını elde etti. Bu sıralamada ikinciliği ise 2001 yılında çıkardığı 750 bin satış ile "Britney" albümü aldı... Yine sarsıcı bir başarı ve satış rakamı yakalayan Britney Spears'ın adı her yerde duyulur oldu. Aerosmith ile birlikte seslendirdiği "Walk This Way" de gösteri alanında bir yıldızın doğduğunu gözler önüne serdi.
Kurduğu kayıt şirketi, sinemada aldığı roller, olaylı turneleri ve yeni albüm hazırlıklarının yanısıra renkli özel hayatı ve sözde sırlarının da yardımıyla gündemde daima gazetelerin arka sayfalarından meraklılarına göz kırpan bir Britney Spears vardı. Takvimler 2001'i gösterdiğinde olgunlaştığının hissedildiği "Britney" albümü yayınlandı. Müzik alanının dışında beyazperdeye de el atarak "Crossroads" filminde rol aldı.
Britney Spears, bu çok göz önünde bulunan ve tartışmalar yaratan şarkıcı 2003 yılında bir albüm daha kaydetti: "In The Zone"... Çıkış 45'liği Madonna ile birlikte söylediği "Me Against The Music" oldu. Bir gün süren evliliği, nişanlanmaları ve hakkındaki türlü dedikoduları ile gündemden hiç düşmeyen Britney'in son albümü, 2004 yılında çıkan "My Prerogative

Shakira



Shakira, (Isabel Mebarak Ripoll)

, 2 Şubat 1977’de Kolombiya’da doğdu. Çok çocuklu bir ailenin üyesi olan Shakira, çocukluk döneminde ilk olarak koroda başladığı müzik denemelerine, sesinin fazla güçlü bulunması sebebiyle son vermek zorunda kaldı. Led Zeppelin, Beatles ve Nirvana gibi gruplardan etkilendiğini her fırsatta dile getiren Shakira ilk şarkısını 8 yaşındayken yazdı. 10 yaşındayken yetenek yarışmalarında birinci olurken, 11 yaşında gitar çalmaya başladı. 13 yaşındayken manken olmak için Bogota’ya gittiğinde ise Sony Music’le bir anlaşma imzaladı ve 1991 yılında ilk albümünü çıkardı.Albüm, ticari başarıyı yakalayamadı ve 1000’den az kopya sattı. Şu sıralar koleksiyoncuların en çok aradığı albümlerden biri olan Magia’nınardından 17 yaşındayken ikinci albümü Peligro’yu yayınladı. Bu albüm de başarısız olunca Shakira kayıtlarına bir süre ara verdi ve liseden mezun olmaya karar verdi.1995 yılında müziğe döndüğünde latin pop’unu rock ve oryantal müzikle birleştirdiği tarzını oluşturmuştu. O sene, “Pies Descalzos,” “Estoy Aqui” single’larını yayınladı. Albüm 1 numaraya kadar yükseldi ve Shakira 2 yıl süren bir turneye çıktı. Bu süreçte Gloria Estefan’ın eşi yapımcı Emilio Estefan’la anlaşan Shakira, ona dünya çapındaki başarısının ilk kaynağı olan “¿Dónde Están Los Ladrones?” albümünü yayınladı. Albümden çıkan Ojos Asi single’ı çok popüler oldu ve bunun ardından Shakira, İngilizce müzik dünyasına açılmaya karar verdi. İlk olarak MTV için bir unplugged konser hazırladı. Hemen ardından da, son albümündeki şarkıların İngilizce versiyonlarını yazdı ve yeni şarkılar da ekleyerek Laundry Service albümünü yayınladı. 2001 yılında yayınlanan albüm, dünya çapında 13 milyonluk bir satış rakamına ulaştı. Whenever, Wherever bu albümün başarısında büyük rol oynayan single’lardan biri olduShakira 2002 yılında İspanyolca şarkılarından oluşan bir “greatest hits” albümü yayınladı. 2004 yılında ise Live & Off The Record adını taşıyan bir canlı performans dvd’si ve albümü çıkardı.Shakira, 2005 yılında yeni ispanyolca albümü Fijacion Oral’ Vol. 1’ı yayınladı. Albümden çıkan tek single, Alejandro Sanz’a birlikte söylediği La Tortura oldu. Shakira’nın ilk düet çalışması olan bu single büyük bir başarı getirdi. Albümün ikinci CD’si Oral Fixation Vol. 2 ise İngilizce şarkılardan oluşuyordu ve 2005 yılının sonlarına doğru yayınlandı. Bu albümle birlikte Shakira MTV tarafından 5 Star projesiyle desteklendi. Albüme sonradan eklenen Hips Don’t Lie single’ı, listelerde bir numaraya kadar ulaştı.2006 Nisan ayında Latin Billboard Ödülleri’nden altı tane ödülle dönen Shakira, Haziran ayında “Oral Fixation” turnesine çıktı. Aynı zamanda MTV Video Müzik Ödülleri’ne yedi dalda aday gösterilen sanatçı, sadece “En İyi Koreografi” ödülüne sahip olabildi.2007 senesinde Beyonce ile “Beautiful Liar” adlı single’da beraber çalışan Shakira, en son Grammy Ödülleri’nde Wyclef Jean ile birlikte sahne aldı.

Brad Pitt




Brad Pitt

, (18 Aralık 1963 - ....)
Gerçek adı William Bradley Pitt olan aktör, 18 Aralık 1963’de Oklahama’da dünyaya geldi. Okul müşaviri bir anne ile taşımacılık şirketinde çalışan bir babanın üç çocuğundan biri olan Brad Pitt, ailesinin Missouri’ye taşınmasıyla birlikte Kickapoo Lisesi’nde okumaya başladı. Okul yıllarında her Amerikalı genç gibi, beyzbol, koro, tiyatro ve politikaya ilgi duyan Pitt’in en büyük tutkusu sinemaydı. Gazetecilik ve reklam eğitimi için Missouri Üniversitesi’ne giren aktör, 1987 yılında mezun olması için yalnızca iki kredisi kalmışken okuldan ayrıldı.
Film yıldızı olmayı kafasına koyan Pitt, California’ya gitti. Ardından Los Angeles’a geçen aktör, ufak tefek işlerde çalışarak geçimini sağlamaya çalıştı. Ailesine Pasedena’daki Sanat Okulu’nda okuduğunu söyleyen aktörün en büyük hayali ileride büyük bir yıldız olup ailesinin yüzünü kara çıkarmamaktı. Garsonluktan şoförlüğe, araba tamirciliğinden tavuk kıyafetiyle broşür dağıtmaya kadar pek çok iş yapan Pitt, ilk rolüne “Dallas” dizisiyle kavuştu. Hormonlarıyla hareket eden bıçkın bir delikanlıyı canlandıran aktör, “Happy Together” ve ardından “Cutting Class” adlı vasatı geçemeyen filmlerde oynadı.
İlk ciddi oyunculuk deneyimini “Thelma & Louise”de yaşayan Pitt, Geena Davis’e ilk orgazmını yaşatan bir gezginciyi canlandırdı. Bu filmin ardından “Too Young to Die?” adlı TV filminde oynayan genç aktör, rol arkadaşı Juliette Lewis ile yaşamaya başladı. Üç sene birlikte olan Pitty-Lewis çifti, belki de Hollywood tarihindeki en uzun birlikteliklerden birine imza attılar. Çift, birlikte “California” filminde oynadıktan sonra ayrıldı.
1994 yapımı “Legends of the Fall / İhtiras Rüzgârları” adlı epik filmde romantik bir karakteri canlandıran Pitt, oyunculuğundan ziyade yakışıklılığıyla dikkat çekti. People dergisinin “Yaşayan En Seksi Adam” ilan ettiği aktör, Neil Jordan’ın yönetmenliğini üstlendiği 1994 yapımlı, “Interview With the Vampire / Vampirle Görüşme”de Tom Cruise ve Antonio Banderas gibi ünlü oyuncularla birlikte oynadığı filmde bir vampiri canlandırdı. 1992 yılında oynadığı Robert Redford’un “A River Runs Through It / Bizi Ayıran Nehir” adlı filminden bu yana en iyi performansını sergileyen Pitt, bu filmle elindeki potansiyel yeteneğin farkına vardı.
Ardından 1995 yılında, başrollerinde Morgan Freeman, Kevin Spacey ve Gwyneth Paltrow gibi çok büyük oyuncuların yer aldığı “Seven / Yedi” adlı gerilim filminde, ruh hastası bir katilin peşinden koşan çaylak bir polisi canlandırdı. Yönetmenliğini David Fincher’ın üstlendiği filmde oldukça başarılı bulunan aktör, filmde karısını canlandıran Paltrow ile uzun bir birlikteliğe ilk adımını attı. Paltrow ile yaklaşık iki buçuk yıl birlikte olan aktör, bir ara nişanlılık devresi geçirmiş olmasına rağmen ilişkiyi noktaladı. Pitt, 2000 yılı içerisinde “Friends” dizisinin sevimli kahramanı Jennifer Aniston ile evlendi.
1996 yılında, uğrunda Apollo 13'teki astronot rolünü geri çeviren ve Terry Gilliam’ın fantastik bilim kurgusu “Twelve Monkeys / 12 Maymun” filminde bir akıl hastasını canlandıran aktör, bu rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Altın Küre aldı. Ardından 1997’de Harrison Ford ile baş rolünü paylaştığı “The Devil’s Own / Sessiz Düşman” adlı filmde karizmatik bir I.R.A. liderini oynadı. “Seven Years in Tibet / Tibet’te Yedi Yıl” filminde Avusturyalı gezgin Heinrich Harrar’ı canlandıran aktör, ününü giderek arttırarak film başına 10 milyon dolar alabilen bir yıldız haline geldi.
Anthony Hopkins’in de baş rol oynadığı, Martin Brest’in kasvetli filmi “Meet Joe Black / Joe Black”de ölümü canlandıran Brad Pitt, 1999 yılında Seven”ın yönetmeni David Fincher ile ikinci kez bir araya geldi ve “Fight Club / Dövüş Klübü” adlı filmde rol aldı. Edward Norton ve Helene Bohem Carter ile birlikte başrolü paylaşan aktör, Chuck Palahniuk’un romanından uyarlanan ve tüketim toplumunu acımasızca eleştiren filmde Tyler Durden isimli bir sabun satıcısını canlandırdı.
2000 yılında "Snatch / Kapışma" filminde farklı bir tarzla sinemaseverlerin karşısına çıkan aktör, bu filmde Robert Redford ve Catherine McCormack ile başrolü paylaştı. 2001'de üç başarılı filmde rol alan aktör, bunlardan ilki "The Mexican / Meksikalı" filminde Julia Roberts’la başrolü paylaştı. Filmde bir mafya çetesinde kurye olarak çalışan Jerry Welbach'ı canlandırdı. 2001 yılında oynadığı "Ocean's Eleven” adlı ikinci filmde George Clooney, Julia Roberts, Andy Garcia ve Matt Damon’la baş rolleri paylaştı. Tony Scott’un yönetmenliğini üstlendiği, üçüncü diğer film olan "Spy Game"de ise Robert Redford’la başrolleri paylaşan aktör, bu filmde CIA uzmanı Nathan Muir’in ( Robert Redford ), "İzci" lâkaplı genç çalışma arkadaşını canlandırdı.

1 Ekim 2007 Pazartesi

F1 2008 sezonu












Formula 1'de 2008 yılı yarış takvimi şöyle:


Yarış Tarihleri


Avustralya Grand Prix'si: 16 Mart


Malezya : 23 Mart


Bahreyn : 6 Nisan


İspanya : 27 Nisan


TÜRKİYE : 11 Mayıs


Monaco : 25 Mayıs


Kanada : 8 Haziran


Fransa : 22 Haziran


İngiltere : 6 Temmuz


Almanya : 20 Temmuz


Macaristan : 3 Ağustos


Valencia (Avrupa) : 24 Ağustos


İtalya : 7 Eylül


Belçika : 14 Eylül


Singapur : 28 Eylül


Çin : 12 Ekim


Japonya : 19 Ekim


Brezilya : 2 Kasım